Pınar Göktaş’ın “Pera’da Bir Lola” Oyunu Yeni Sezonda Sahnede
Pınar Göktaş’ın kaleme alıp başrolünü üstlendiği, yönetmenliğini ise Buket Gülbeyaz’ın yaptığı “Pera’da Bir Lola” tiyatro oyunu, yeni sezonda da izleyicisiyle buluşmaya devam ediyor. 1921 yılında Avrupa’dan Pera’ya savrulan Lola Schönheit karakterinin hayatta kalma mücadelesini anlatan yapım, canlı müzik performansı ve seyirci katılımıyla sahneleniyor. Eser, izleyicilere her gösterimde yeniden şekillenen dinamik bir deneyim vadediyor.
Anti-Kahraman Lola ile Sınırları Zorlayan Bir Anlatı
Oyunun merkezinde yer alan Lola Schönheit, çevresindekilerden öğrendiklerini başkalarına aktararak ve her koşulda nabza göre şerbet vererek ayakta kalmaya çalışan bir kadın olarak öne çıkıyor. Kadın karakterlerden haklı ve örnek olmalarının beklendiği bir düzende, Lola’nın ahlaki pürüzleri ve güvenilmez yapısı hikâyeye tekinsiz bir derinlik katıyor. Yönetmen Buket Gülbeyaz, provaların ilk haftalarından itibaren karakterden bir anti-kahraman yaratılması gerektiğini fark ettiklerini belirtiyor. Sosyal mesafeleri kaldıran, orantısız bir yakınlıkla izleyiciye yaklaşan bu tekinsiz karakter, seyirciyle kurduğu filtresiz iletişimle dikkat çekiyor. Bağımsız tiyatro sahnesinde varlık gösteren bu cesur yapım, geleneksel kalıpların dışına çıkarak izleyicileri şaşırtmayı sürdürüyor.
Seyirci Katılımı ve Canlı Müzikle Büyüyen Yolculuk
Pınar Göktaş, dramaturg Sinem Özlek’in yaratıcı dokunuşlarıyla metnin büyük bir dönüşüm geçirdiğini ifade ediyor. Prömiyerle birlikte sona ermeyen yazarlık süreci, provalarda doğaçlamalar ve seyircinin verdiği malzemelerle zenginleşiyor. Gülbeyaz, ilk sezon boyunca her gösteride salonda bulunarak seyircinin tepkilerini gözlemlemiş. Hatta bir oyunda seyircinin sahneye çıkma isteği üzerine bu uygulama kalıcı hâle gelmiş ve izleyiciler oyunun aktif bir parçası olmaya başlamıştır. Şubat 2025’te Pınar Göktaş’ın Buket Gülbeyaz’a gönderdiği ve Maksim Şahit adını taşıyan ilk metin, zamanla orkestranın da dahil olmasıyla genişlemiştir. Müziklerin coşkusu, Lola’nın sesini bastırmak aksine duygularının altını daha çok çizerken, müzisyenler de replikleriyle sahneye katkı sunuyor.
Avrupa Yolculuğu ve Yeni Sezon Programı
Oyunun yazım sürecindeki hayallerden biri olan Lola’yı Avrupa’da sahnelemek, Theater an der Ruhr’un davetiyle gerçeğe dönüşüyor. 1921’de Pera’ya gelen bir kadının hikâyesinin, bugün Türkiye’den Avrupa’ya göç edenlerin deneyimleriyle buluşması ekip için özel bir anlam taşıyor. Bu doğrultuda oyun, aralık ayından itibaren Berlin’de de sahnelenmeye devam edecek. Yeni sezon kasım programı kapsamında; 2 Kasım’da İzmir Monk Community, 3 Kasım’da Ankara Route, 4 Kasım’da Eskişehir F/Stop, 9 Kasım’da İstanbul Kadıköy Fil Sahne ve 11 Kasım’da İstanbul DasDas sahnelerinde tiyatroseverlerle buluşacak.

Kaynak: Birgün ·
[…] gündelik yaşamına kadar pek çok farklı konu ele alınacak. İstanbul’daki benzer kültür sanat etkinlikleri arasında dikkat çeken bu program, erişilebilir sanat anlayışına önemli bir katkı […]
[…] bu hafta üç önemli yapım izleyici karşısına çıkacak. Oyun Atölyesi’nin sahnelediği “Baba”, 26–27 Ekim tarihlerinde Turkcell Platinum Sahnesi’nde perdelerini açacak. Hafıza, unutma ve […]