David Fincher, Quentin Tarantino İmzalı “The Further Mis-Adventures Of Cliff Booth” Filminin Senaryosunu Nasıl Kısalttı
Sinema dünyasının en üretken ve özgün isimlerinden biri olan Quentin Tarantino’nun imzasını taşıyan yeni proje için yönetmen koltuğuna David Fincher oturdu. 2019 yapımı “Once Upon a Time… in Hollywood” evreninde geçen ve merakla beklenen “The Further Mis-Adventures of Cliff Booth” adlı devam filmi, sinemaseverlerin gündeminde ilk sırada yer alıyor. Brad Pitt’in, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar ödülünü getiren efsanevi dublör Cliff Booth karakterine yeniden hayat verdiği yapımın arkasındaki yaratıcı süreç, Empire dergisine verilen ortak röportajla gün yüzüne çıktı.
Quentin Tarantino’nun kaleme aldığı ilk taslağın devasa boyutlarda olduğunu belirten David Fincher, metni nasıl derleyip topladığını açık sözlülükle dile getirdi. Okuduğu ilk taslağın tam 230 sayfa tuttuğunu ve esasen iki filme bedel olduğunu ifade eden başarılı yönetmen, yaklaşık 60 sayfalık bir kesinti yaptığını açıkladı. Bu radikal düzenlemenin ardından film, nihai olarak yaklaşık iki saat yirmi dakikalık bir süreye ulaştı. Projeye dahil olmasının temel nedenini karmaşık olay örgüsünden ziyade karakterlere dayandıran Fincher, durumu kamp ateşinin etrafında anlatılan bir hikayeye benzeterek, katılanların 1977 yılında Hollywood’un arka sokaklarında birbirleriyle nasıl çarpıştığına odaklandıklarını vurguladı.
1977 Hollywood’unda Bir Suç Hikayesi ve Elmore Leonard Esintileri
İlk filmdeki olaylardan sekiz yıl sonra, yani 1977 yılında geçen yeni yapım, Cliff Booth’un Hollywood’da bir sorun çözücü olarak işler almasını odağına alıyor. İlk film Booth ile Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı gözden düşen televizyon aktörü Rick Dalton arasındaki dostluğu ele alırken, bu devam filmi suç edebiyatından derin izler taşıyor. Quentin Tarantino, yapımın atmosferini açıklarken eserin bir takılmaca filmi olmadığını, aksine Elmore Leonard’ın cep kitaplarının lezzetini barındıran bir suç hikayesi hissi verdiğini belirtti. Sinema haberleri arasında geniş yankı uyandıran bu ton farkı, projeye olan merakı daha da artırıyor.
Tarantino, 2019’daki başarının ardından projeyi kendisi yönetmeyi düşünse dahi, bir devam filminin kendi kariyerinin 10. ve potansiyel olarak son filmi olmasını istemediği için yönetmenlik koltuğunu David Fincher’a devretti. Daha önce “Se7en”, “Fight Club” ve “The Curious Case of Benjamin Button” gibi yapımlarda Fincher ile birlikte çalışan Brad Pitt, ünlü yönetmenin projeye dahil edilmesinde kilit bir rol oynadı. Fincher, hem senaristin hem de başrol oyuncusunun yaratıcı beklentilerini dengelerken, Brad Pitt’in, kendisinin ve Quentin Tarantino’nun odaklanmak istedikleri alanların kesişim kümesine dikkat ettiklerini ifade etti.
Vizyon ve Küresel IMAX Gösterim Takvimi Netleşti
Brad Pitt, Leonardo DiCaprio ve Margot Robbie’nin başrollerini paylaştığı, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil 10 dalda Oscar adaylığı elde eden ilk yapımın ardından gelen bu yeni macera, ödül sezonunun en güçlü adayları arasında gösteriliyor. Sinemaseverlerin sabırsızlıkla beklediği film için geri sayım sürerken, yapımın izleyiciyle buluşacağı tarihler de resmi olarak duyuruldu.
Daha önce “Se7en”, “Fight Club” ve “The Curious Case of Benjamin Button” filmlerinde de imzası bulunan yönetmenin ellerinde şekillenen yapım, 25 Kasım tarihinden itibaren tüm dünyada iki haftalık özel bir küresel IMAX gösterim süreci geçirecek. Bu özel sinema maratonunun hemen ardından film, 23 Aralık tarihinde tüm dünyada aynı anda Netflix kütüphanesine eklenecek.

Kaynak: Beyazperde ·
Bir yanıt yazın